|
PANİK ATAK
Vücudumuzdaki diğer organların aksine beyin yüksek
oranda enerjiye ihtiyaç duyar. Vücut ağırlığının %2’sini oluşturduğu
halde, yakılan enerji veya kalorinin %20’si beyin tarafından
kullanılır. Ağırlığına oranla bu kadar yüksek enerji tüketen beyinde
enerji depolanmaz. Beynin kullanacağı enerji devamlı olarak kan
damarları ile sağlanan kan şekeri ile olur. Diğer bir deyimle beyin
devamlı olarak kan şekerine ihtiyaç duyar ve az şeker gitmesi durumunda
çalışması azalır. Bunun sonucunda da unutkanlık ve psikolojik
bozukluklar ortaya çıkabilir. Beyinde oluşan asetilkolin maddesinin hatırlama işlevi açısından büyük önemi vardır. Beyine giden şeker, asetilkolin yapımını artırarak hatırlamada etkili olmaktadır. Zaten Alzheimer hastalığının tedavisinde de, kolin içeren
sinirlerin etkisi artırılarak unutkanlık tedavi edilmeye çalışılır. Kan
şekeri ile kişinin performansı arasında iyi bir ilişki vardır. Kahvaltı
yapmayan öğrencilerin okul performansları ve hatırlama yetilerinin iyi
olmadığı, yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Kan şekerinin
normal olması bu faydaları sağlarken, şeker hastalığında olduğu gibi
fazla olması da beyin faaliyetlerini bozmaktadır.
Kan şekerinin psikolojik durum ile ilişkisi de
bilinmektedir. Birçok insan sıkıntılı ve üzüntülüyken tatlı şeyler
yemek ister. Bazıları şekerli şeyler yiyince sakinleşirler. Bunun
nedeni, beyinde mutluluk veren serotonin hormonunun artmasıdır. Depresyondaki kişilere verilen Prozac gibi ilaçlar da, beyinde serotonin
düzeyini artırmaktadır. Düşük karbonhidratlı beslenen kişilerin sinirli
olduğu da ortaya konmuştur. Bu bilgiler bize, kan şekeri düşüklüğünün
kişilerin davranışını ve psikolojik durumunu etkilediğini
göstermektedir. Kan şekerinin normal olması beynin iyi çalışması için
gereklidir. Kan şekerinin düşmesi veya yükselmesi beyin faaliyetlerini
bozmaktadır.
Şeker hastalığı olmayan kişilerde kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, iş verimini düşüren ve ruhsal bozukluk yapan bir durumdur. Sıklığı pek az olmasa da, teşhis edilmeyen veya üzerinde pek durulmayan önemli bir hastalıktır.
Şekerli gıdalara saldırıyorsanız; öğleden sonraları
baş ağrısı varsa; uykudan birkaç saat sonra gece yarısı uyanıyor ve zor
uyuyabiliyorsanız; kötü rüyalar görüyorsanız; mide krampları ve devamlı
bir yorgunluk varsa; öğleden sonra canınız şeker çekiyor veya kahve
içmeyi çok istiyorsa; baş dönmeleri varsa; yemek yiyinceye kadar
halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsanız;
halsizliğiniz yemek yiyince düzeliyorsa; yemek gecikince ellerde
titreme ve çarpıntı oluyorsa; çok duygusalsanız, çabuk sinirleniyor ve
kontrolünüzü kaybediyorsanız; yemek önceleri çok huzursuzsanız;
yemeklerden sonra uyku basıyor ve gün boyu uyukluyorsanız, bu
belirtiler kahvaltı öncesi de oluyorsa, sizde kan şekerinizde düşüklük
olabilir. Bunun başlıca nedeni de dengesiz beslenme, fazla
karbonhidratlı, nişastalı gıdalar ve şeker yeme, stres ve aşırı kafein
alımıdır (kahve, çay, kola).
Kilolu kişilerde hipoglisemi atakları daha fazla
görülürse de, normal kilolu ancak egzersiz yapmayan ve depresyon
yaşayan kişilerde de kan şekeri düşüklüğü olabilir. Bu kişilerin bir
kısmı psikolog ve psikiyatrlarda depresyon tedavisi görürler. Kan
şekerinde düşme, genellikle sabah saat 11.00 ve öğleden sonra saat
16.00 civarında daha sık olur. Bu hastalar bu saatlerde biraz daha
yorgun olurlar, hafif baş ağrısı, depresyon, ve derin bir açlık
hissederler. Bu nedenle de, bu saatlerde çikolata, kek, pasta, kurabiye
yer veya kola içerler. Bu gıdaları alan kişinin şikayetlerinde hafif
bir düzelme olur. Sabah saat 11.00’de oluşan kan şeker düşüklüğünün
nedeni sabah kahvaltıda yenen şekerli ve nişastalı gıdalardır. Öğle
yemeğinde yenen tatlı ve nişastalı gıdalar da öğleden sonra, saat
16.00’da kan şekeri düşmesine neden olur. Buna karşılık sabah ve
öğleyin proteinli gıda alanların kan şekerinde pek düşme olmaz. Kan
şekeri düşünce yenen şekerli gıdalar 30-60 dakika süreyle bir rahatlık
sağlar, ama daha sonra kan şekeri tekrar düşer. Sonunda bu kişiler gün
içinde kan şekerinde yükselme ve düşmeler yaşar ve bol miktarda şeker,
çikolata ve buna benzer şekerli gıdalar tüketirler. Bu kişiler sabah
kalktıklarında huzursuzdurlar, kavga etmeye ve tartışmaya
eğilimlidirler. Bir şeyler yedikten sonra rahatlarlar
Kısaca özetlersek, kan şekerinin 50 mg/dl’nin altına düşmesine hipoglisemi diyoruz. Bu durumda şu belirtiler ortaya çıkar:
· Halsizlik, bitkinlik
· Psikolojik durumda değişiklik
· Sinirlilik
· Baş ağrısı
· Ellerde titreme
· Bulantı
· Görmede bulanıklık veya çift görme
· Soğuk terleme
· Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme
· El ve ayakta çözülme, iç titremesi ve kas ağrıları
· Baş dönmesi
· Soluk ve terli bir görünüm
· Ani başlayan bir yorgunluk hissi
· Şiddetli yorgunluk
· İç ezilmesi ve yeme isteği
· İsteksizlik
· Anksiyete, depresyon ve kontrolü kaybetme
· Allerjiler (astım, saman nezlesi ve ciltte alerjik bulgu eğilimi)
· Bazı şeylerden korkma (fobi)
· Uykusuzluk
· Şekerli gıdalara saldırma
· Unutkanlık
· Sebepsiz yere ağlama
· Şiddetli kan şekeri düşmelerinde bayılma ve koma
Geceleri uykuda kan şekeri düşüyorsa şu belirtiler görülebilir:
· Huzursuz bir şekilde uyanmak
· Pijama, gecelik ve yastık kılıflarının terden ıslanması
· Hızlı kalp çarpıntısı ile uyanma
· Huzursuzluk ve uykuya dalamama
· Sabah baş ağrısı ile uyanma
· Unutkanlık
· Üşüme ve ellerde soğukluk
· Bazen karın ağrısı ve kilo alamama da olabilir
· Sersem bir şekilde uyanma veya sabah uyanmada zorluk
KAN SEKERI DUSUKLUGU VARSA GLİSEMİK INDEKS DIYETI:
GI DIYETI yapınız. Prof Dr Metin Ozata nin bu konuda hazirlamis oldugu
GI Diyeti kitabında detayları bulabilirsiniz.
|