|
İSVEÇ DİYETİ
İSVEÇ DİYETİ
İsveç Diyeti son zamanlarda yaygınlaşan ancak
sağlığa zararlı bir diyettir. Bu diyette kalori çok az olup bol
kafeinli içecekler yani kahve vardır. Bu kadar kalorisiz bir diyetle
belki kilo verirsiniz ancak kaslarınız erir gider. Ayrıca eğer insülin
direnci varsa alınan kahveler nedeniyle kan şekeriniz iyice bozulur ve
halsiz, yorgun, bitkin bir hale gelirsiniz. Her defasında tekrar
ettiğim gibi kilonuzun altında yatan neden ortaya konulmazsa
yapacağınız her türlü diyet başarısız olmaya mahkumdur. Vücudunuzdan
bundan zarar gördüğü gibi kilo veremeyince moral bozukluğu da ortaya
çıkar. Biz bu nedenle magazin sayfalarında yer alan popüler diyetler
önermiyoruz. Önemli olan sizdeki hormon ve metabolizma bozukluğuna göre
bir beslenme proğramı yapmaktır. Bunun yolu da öncelikli olarak obezite
ile uğraşan bir ENDOKRİN uzmanına başvurmaktır.
Kişiler kilolardan kurtulmak için bazı reklamlara kanıp yanlış uygulamalar yapabilmektedir. Bunlar sağlık açısından zararlıdır.
Örnek verecek olursak:
- Tek tip gıda ile beslenmek:
sadece maden suyu içmek, sadece karpuz veya greyfurt yemek gibi, hiçbir
bilimsel temeli olmayan diyetler, sağlık açısından çok zararlıdır.
Belki aç kaldığınız için kısa sürede kilo verirsiniz, ancak uzun
dönemde yeterli beslenmediğiniz için başka hastalıklara yakalanma
şansınızı artırırsınız. Böyle kilo verenlerin hemen hepsi de kısa süre
sonra verdikleri kiloyu geri alır ve hatta daha fazla şişmanlarlar.
- Naylon eşofman giymek veya hamamda terlemek: Bu metotlar terlemeye ve su atılmasına yarar. Yağ miktarında azalma olmaz. Kaybedilen su alınınca eski kiloya dönülür.
- Çok düşük kalorili diyetler:
Günlük 800 kalorinin altındaki diyetler sağlık açısından çok
tehlikelidir. Kalp atım bozuklukları, kanda potasyum düşüklüğü,
halsizlik, bitkinlik, saçlarda dökülme ve adet kesilmesi ortaya çıkar.
Sadece light ürünler veya diyet ürünler yiyerek zayıflayamazsınız. Bunların da
kalorileri vardır. Zayıflamak için insanlar son zamanlarda light
bisküviler, light kek, light reçel, light çikolata ve hatta light
baklava yemektedir. Bu gıdaların da kalorilileri vardır ve devamlı
bunlarla beslenmek sizin kilo almanıza neden olur. Önemli olan bir
günde toplam aldığınız kalorinin miktarıdır. Light bisküvi veya light kek yiyeceğinize 4-5 tane badem veya ceviz yemek daha iyi ve daha faydalıdır.
Bazı hormon bozuklukları kilo almanın
önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kişide bu hormon hastalıklarının
olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Kilo almanın sık görüldüğü
hormon hastalıkları, sıklıkla tiroid bezi yetmezliği veya böbreküstü
bezinin aşırı çalışmasıdır.
Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek şeklinde bir
salgı bezidir ve metabolizmamızı kontrol eden tiroid hormonlarını
salgılar. Tiroid hormonlarının T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardır. Bu
hormonlar az salgılandığında, hipotiroidi dediğimiz hastalık
oluşur, metabolizma az çalışır ve sonunda kilo alınır. Tiroid ameliyatı
geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid hastalığı olanlarda ve
50 yaşından sonra kadınların çoğunda tiroid bezi yetmezliği gelişir. Bu
kişilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde şişme, unutkanlık, kan
yağlarında yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu
kişilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin yapılarak tiroid bezinin
az çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Tiroid bezi yetmezliğinin
tedavi edilmediği fazla kilolu kişilerde kilo vermek çok zordur. Bu
hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal
sınırlarda olmasının sağlanması gerekir.
Reaktif hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğü
kilo alımının ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir.
Bu kişilerde yemek sonrası kan şekeri düşer ve arkasından tatlı yeme
isteği oluşur. Bu nedenle yapılan tatlı atıştırmaları kilo alımına
neden olur. Pankreas bezinden aşırı insülin hormonu salgılanması ile
kendini gösteren insülin direnci denilen hastalıkta kanda yüksek
miktarlarda bulunan insülin hormonu kan şekerinde düşmeler yaparak kilo
alımına katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle zayıflayabilmek için bu
yüksek insülin düzeylerinin azaltılması gerekir. Bazı ilaçlar, kilo
verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave
katkıda bulunur. İnsülin hormonu yüksek kişilerde zayıflama olsa bile
tekrar kilo alımı olmaktadır.
Böbreküstü bezinin aşırı çalışması durumunda bu bezden fazla miktarda kortizol
hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlalığı ise, vücutta özellikle
karın ve ensede yağ birikimine ve fazla kilolulığa neden olur. Bazı
hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon ilacı da aynı mekanizma
ile kilo alınmasına neden olmaktadır.
Kadınlarda fazla kiloluluğa neden olan önemli bir hormon hastalığı da polikistik over sendromu
denen ve yumurtalıkta kist oluşması, tüylenme ve adet bozukluğu ile
kendini gösteren hastalıktır. Bu kadınların önemli bir kısmında fazla
kilo ve şeker hastalığı görülür. Adet bozukluğu, tüylenme ve fazla
kilolu olmanın bir arada olduğu bu hastalarda yumurtalıkların
incelenmesi ve bu hastalığa yönelik tedavilerin yapılması gerekir. Bu
şekilde tedavisi yapılmayan kadınların zayıflaması zordur.
Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin
hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan bir hormon
bozukluğudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden
salgılanır. Hipofiz bezindeki tümörler aşırı prolaktin hormonu
salgıladığında adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo
alımı olur.
KAYNAKLAR
1. Prof Dr Metin Özata, Kişiye Özel kalıcı Zayıflama, Gürer yayınları, 2009
2. Prof Dr Metin Özata, Gİ diyeti, Erko yayıncılık, 2008
| |
|
|
|
|